Brenda Asnicar Fan
Brenda Asnicar Fana Üye Olursanız Seviniriz


Brenda Asnicar Fan
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Röportajlar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 9:55 am

Hayallerinizdeki Meslek Ne?

İlk öpücüğünüz ne zamandı?

Gustav:
14 yaşımdayken.
Bill:
Benim ilk öpücüğüm Tom'la aynı kızdı. 10 yaşındaydık.
Tom:
Evet, aynı kızı öpmüştük. İlk ben öpmüştüm.
Bill:
İlk gün Tom öpmüştü, ve bir gün sonra da ben.

Sizin ünlü aşkınız kim?

Bill:
Olsen ikizlerinin sevimli olduğunu düşünüyorum.
Tom:
Bence, Jessica Alba.

Kızların hangi moda eğilimi sizi şaşırtıyor?

Tom: Welliesler.*
Bill: Evet. Çalışmaya bir yere gidiyormuş gibi görünüyor.


Hangi filmi gizliden gizliye seviyorsunuz?

Tom: "The Notebook" muhteşem.
Bill: Ben "Meet Joe Black"ı sevdim.
Georg: "Marley and Me"yi sevdim fakat üzgündü.



Hangi TV dizisinden zevk alıyorsunuz?

Bill: Ben gerçekten "Prison Break"ı seviyorum. O şov gerçekten muhteşem.
Tom ve Gustav: King of Queens.
Bill: "Nip Tuck"u seviyorum.


Hayatınızın film versiyonunda kimin oynamasını isterdiniz?

Tom: Bence benim yerime Brad Pitt oynamalı.
Gustav: Benim favori aktörüm öldü! James Dean'dı, ve şimdi, bilmiyorum.

Hayallerinizdeki meslek ne?

Bill: Ben moda olacak bir şeyler yapardım.
Georg: Bilmiyorum.
Tom (Georg'a): Sen hep bir dişçi olmak istiyordun.
Gustav: Bir polis olabilirdim.


Eğer bir gün için bir başkası olsaydınız, bu kim olurdu?

Tom: Ben Jessica Alba olurdum.
Bill: Ben Georg olurdum çünkü bence onun hayatı çok kolay - sahnede hiçbir şey yapmıyor!


Ailenizde en çok kime yakınsınız?

Bill: Biz (Bill ve Tom) kardeşiz, gizlimiz yok.
Georg: Benim için, annem.
Gustav: Kız kardeşim.

Favori web siteniz hangisi?

Bill: Sık sık kontrol etmiyorum, sadece e-maillerimi kontrol ediyorum. Benim favori sitem Google.
Tom: Google yada YouTube. Bir blogum var, ve bazen yeni videoları kontrol ediyorum.


Hangi fast food olmadan yaşayamazsınız?

Gustav, Bill ve Tom: Pizza!
Tom: Bence en iyi pizza New York'ta yapılıyor. Gerçekten güzel.

En kötü alışkanlığınız nedir?

Bill: Georg hep geç kalır.
Georg: Bazen azıcık geç kalıyorum.
Tom: Georg tembeldir. Ve Bill, bilmiyorum. O çok sık şarkı söyler. O hergün daima şarkı söyler. Ve benim hiç kötü bir alışkanlığım yok.
Bill: Hayır, kötü bir huyun yok. O muhteşemdir.


iPod'unuzdan en son dinlediğiniz şarkı?

Tom: Jay-Z'nin yeni şarkıları.
Bill: Benim için, The Stereophonics'ten "It Means Nothing".
Gustav: Phil Collins'in en iyileri.

En son satın aldığınız şey neydi?

Bill: Bir fincan kahve.
Tom: Kahve, kalem ve sakız.


Geçen gece rüyanızda ne gördünüz?

Tom: Hatırlamıyorum.
Bill: Sadece çok yorgundum. Sanırım bir rüya gördüm.
Tom: Bazen [Bill ve ben] aynı rüyaları görüyoruz.
Bill: Diğerleriyle kahvaltıda konuşuyoruz ve rüyalarımızdan bahsediyoruz ve bazen aynı rüyaları görüyoruz. Çılgınca!


Şuanda cüzdanınızda ne kadar para var?

Georg: Sıfır.
Bill: Hiç
Tom: 50 Euro'm var.
Georg: Bizim paralarımız Tom'da olur. O bizim bankamız.[Vay vayy! ]


Boşluğu doldurun: Ben 17 yaşındayken _____________.

Tom: Gerçekten, gerçekten iyi bir insandım.
Georg: İyi görünüyordum.
Tom: İyi görünen biriydim ve genel olarak iyi biriydim.
Bill: Turdaydım.
Gustav: Turdaydım ve muhteşem bir gruptaydım.


_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:01 am

Grubun enleri..

Soru: Kim en komik?
Bill:
Kim en komik? Tamam. Georg.
Tom: Georg
Georg: Tom
Gustav: Georg
Tom: O sakar. Komik olmak istemiyor ama o çok sakar. Başına birçok
komik şey geliyor.
Bill: Bir suratına bakın! Komik görünüyor.
Tom: O komik biri.


Soru: En kötü kokan kim?
Bill:
Georg
Tom: Georg
Georg: Gustav
Gustav: Georg
Tom: Georg banyo yapmayı pek sevmez.
Georg: İstersen bunu da bir dene.
Tom: O bunu seviyor. Ama bilirsiniz, bazen-
Bill: Rahat hissettiği sürece.


Soru: Kim daha çok ünlü sanatçılara/performansçılara özenen kişi?
Bill:
Tom.
Georg: Tom.
Gustav: Tom.
Tom: Evet, Jessica Alba’ysa, bu benim.


Soru: En güzel giyinen kim?
Bill:
Bill.
Tom: Tom.
Georg: Georg.
Gustav: Bill.
Bill: Ah, Gustav çok tatlısın.Dediğim gibi komik! (Georg’u göstererek)


Soru: Kim en pasaklı/serseri?
Bill:
Georg.
Tom: Georg.
Georg: Bill.
Gustav: Georg.
Bill: Ha? Bill?
Georg: Sen sıkıcısın. Bu her zaman Bill.

Soru: Kim en cana yakın/sempatik?
Bill:
Bill.
Georg: Bill.
Gustav: Tom.
Bill: Gustav? Gustav pek konuşmaz.
Tom: Bill.
Bill: Ben gün boyu konuşurum. Bence benim.


Soru: Kim en zeki?
Bill
: Bill.
Tom: Tom.
Georg: Georg.
Gustav: Tom.


-Bu soru kızlarla ilgili ve birileri "cakma playboy"luk tasladığı icin söyleme gereği duymuyorum(;-


Soru: Kim en gürültücü/yüksek sesli?
Tom
: Bill.
Georg: Bill.
Gustav: Bill.
Bill: Bill. Evet, bu galiba benim.


Soru: Kim en kötü sürücü?
Bill:
Gustav.
Tom: Gustav.
Georg: Gustav.
Gustav: Gustav. Evet, açıkçası bu benim.
Bill: Ve artık onun ehliyeti yok.


Soru: Kim en büyük yalancı?
Bill: Gustav.
Tom: Gustav.
Georg: Gustav.
Gustav: Gustav. –En büyük yalan, her gün durmadan bu çocukları sevdiğimi söylemem.
Georg: Bu çok hoş Gustav.
Bill: Gustav, çok tatlısın.

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:04 am

Tom:"Georg Baslı Basına Bir Saka!"

Wera: Din hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bill:
Ah hayır…
(Bill ve Tom Güler.)
Bill:
Bilmiyorum, bence bir şeye inanmak normal.
Tom:
Bence bu çok iyi.
Bill: Evet, çok iyi. Benim de inandığım bir sürü şey var. Bence dışarıda bir yerde inanacak şeyler var fakat net bir…

Tom:
Ben kendime inanıyorum.
Bill: Ben de.



TokioHotelCutie: İkizlerden hangisi şeytani olan?
Bill:
Tom! Ben iyi olanım.
Tom:
Ben!
Bill: Bence bazen ikimiz de çok kötü olabiliriz.


Charlotte:
Yapılan iyi şakalar neler?
Tom: Hmm… İyi şakalar… Bence Georg başlı başına bir şaka, ve bu yeterli.

Bill:
Evet, o en komiğimiz.
Tom: Georg çok sakar, bu yüzden onunla hep dalga geçeriz.
Bill: Bla bla bla yani kesin bir cevap yok.


Kassandra: Hoşlandığınız ünlüler kimler?
Tom: Jessica Alba, Megan Fox’u da severim.
Kadın: Hayranlar bunu söyleyeceğinizi tahmin etmişler.
Tom: Beni tanıyorlar. Evet, ben Megan Fox'u severim. Ya siz çocuklar? Georg için hala David Hasselhoff, ve Gustav... Ben değil mi?

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:07 am

Bill: Hayatımın kadını için Almanya'yı terkederdim!

İnternette sayılmaz hayran sitelerinde yeni albümünüz şimdiden bile tartışılıyor. Yalnız asıl büyük tartışmalar Bill'in rastalarından. Bu tartışmaların olduğunun siz de farkında mısınız?
Bill: Bir yerde, insanların benim göz farım hakkında tartıştıklarını okumuştum ve makyajımın önceki albümden daha fazla göze battığını. Bunları okuduğumda bazen gerçekten sırıtmam geliyor, çünkü bunlar kendimin bile dikkati çekmediğim konulardır. Rastalar geçen seneki aralıktan beri var. O zaman benden yeni resimler yoktu o kadar.

Amerikan dedikodu sitesi Perez Hilton geçenlerde yeni görünüşünü çekiştirdi.
Bill: O hiç umurumda bile değil. Bir yerde, saçlarımın ne kadar abartılmış olduğunu okursam, gelecek günde daha da kabartırım ve gözlerimi daha göze batan bir şekilde siyaha boyarım. O insanların telaşı beni eğlendiriyor. Tadını çıkarıyorum yani.



Diğer grup üyeleri senin giyiniş tercihini eleştiriyorlar mı?
Georg: Tabii ki bunu yapıyoruz!
Bill: Daha dün bile oldu bu. Yeni ayakkabılarımdan dolayı.
Georg: İki tane nal giymiştin!

O halde ayakkabılar köşeye mi atıldı?
Gustav: Hiçte bile. Bütün gün boyunca sadece bizi kışkırtmak için çıkartmadı. (gülüyor)


Şaşırmış kovalayıcılar ve disko dövüşçüleri sizin hayatınızı zorlaştırdılar. Korumasız kapı dışarı adım atmıyorsunuz. Bu durum karşısında hayranlarınızla ilişkinizden şüphelendiniz mi?
Tom: Bu geçmişte gerçekleşen olayları istisna olarak görüyorum. Bunlar akılları bozuk olan, hemen yardıma ihtiyaç duyanlardır. Daha fazla bir hastalığa sahip olanlar ama kesinlikle Tokio Hotel hayranlar değiller. Bundan dolayı hayranlarımıza karşı şimdi daha korkulu değiliz.
Bill: Ve internetteki nefret sitelere gelirsek - bu bizim için yeni bir şey değil. Okul zamanımızda henüz Tom'u ve beni ölümüne sevmeyen kişiler vardı. Bizi seven insanlarla terazi normal şeklini alana kadar, her şey iyidir.


ABD'de Rock star’lar gibi kutlanıyorsunuz. Almanya’da hala genç, olgun olmayan bir grup olarak görülmektesiniz.
Tom: Orda müzik dünyası bizimkisine karşı tamamen farklı bir yapıya sahip. Orda hep beraber çalışılıyor, fikirler paylaşılıyor, beraber yeni şarkıların prodüksiyonunda çalışılıyor. Çoğunluk ayni yapımcılarla birlikte çalışıyor. Bir büyük aile gibi. Burada, Almancada rekabet düşüncesi daha yüksek. Bir ödül töreninde sadece biri bile seni selamlıyorsa, mutlu oluyorsun. Asıl konu daima kim daha başarîli ve bundan dolayı kimden nefret ediyorsun, o kadar. Bu Amerika’da farklı.

ABD'ye yerleşmeyi hiç düşündünüz mü?
Gustav: Hayır, kendimizi Almanya’da her zamanki gibi evimizde hissediyoruz. Burda ailelerimiz ve dostlarımız yaşıyor. Tabii ki New York ve Los Angeles gibi şehirler müthişler, orada ikinci bir oturma yerimizin olmasını oldukça düşünebiliyorum.

Aşk konuysa, başka bir ülkeye yerleşir miydiniz?
Tom: Kesinlikle hayır. Hiç bir zaman ..
Georg: Bu bana bir soru bile olmaz.
Bill: Bana olur!
Tom: Neeeee? Tüm zamanın boyunca seyahatteysen nereye taşınmak istiyorsun? Yılın 360 gününden en fazla 20 günü Almanya’da geçiriyoruz
.
Bill: O memleketinde beraber kullanacağımız bir oturma yeri diliyorsa, buna karşı çıkmam. Ama hiçbir şey beklemiyorum: Bir gün gerçek aşkımızı bulmamız pek akla yakın değil.

Söylediğinde ağır bir melankoli var - neden bu karamsarlık?
Bill: Çünkü şu anki hayat dönemimde ciddiye alınan bir ilişkiyi sürdürmek akla yakın değil. Çok şükür ki çok önem taşıyan abim hep yanımda. Yaşamımda bir kadına hasret çekiyorum, ama bu şu an sadece gerçekleşemeyen bir dilektir.


Bunun karşılığına yalnız uzmanlar tarafından şimdi bile Almanya’nın tüm zamanların en basarılı "Rock-ihracat’ı" olarak görülüyorsunuz: Humanoid'in patlaması şartıyla.
Bill: Tabii ki beklenti baskısının farkındayız. CD'ye tüm enerjimizi verdik, en iyi yapımcılarla birlikte ve en mükemmel stüdyolarda çalıştık. Bunun daha fazlası olamaz.

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:09 am

Bill : Benden nefret eden bir çok insanın olduğunu farkındayım .

Yeni single'ınız , "Automatisch/Automatic" önceki Tokio Hotel şarkılarının tarzından çok daha değişik. Bu durum bütün albüm için aynı mı?
BILL: Bütün albüm öncekilerden daha farklı.Bu şarkıların bize ait olduğunu anlayabiliyorsunuz.Çok fazla şey denedik ve sadece bass,gitar ve bateri kullanmadık,diğer enstrumanlardan da faydalandık.

Bu tarz daha olgun. Hayranlarınızın büyüdüğüne inanıyor musunuz?
TOM: Eğer ilk albümün hayranları hala hayranlarımızsa,o zaman onlar da büyümüşlerdir. Tabii ki hayranlarımız da bizim gibi büyüyorlar. Daha gelişmiş,olgun bir tarz özellikle verilmiş bir karar değildi. Bir planımız yoktu, stüdyoya gittiğimizde "Tamam,şimdi olgun bir albüm yapıyoruz!" demedik. Kendiliğinden bu hale geldi.


Humanoid aynı gün hem İngilizce hem Almanca olarak satışa sunulacak. Sizce hangisi daha çok ilgi görür?
BILL: Bence İngilizce albümden daha fazla tepki alacağız.Çok basit, çünkü İngilizce olanı daha çok ülkede satılacak. Ama tabi bu böyle olmak zorunda değil. Almanca olanı açıkca bize ait.Ve bana göre hangisinin daha iyi olduğuna,hangi dilde söylemeyi daha çok sevdiğime karar veremiyorum.Basitçe,kökenimize geri döndük. Müzik yapmaya başladığımızda İngilizce şarkılarımız da vardı. Ve şimdi de var!


Yeni albümü üç kelimeyle tarif edin!
HEPSİ: Voov,üç kelimeyle mi! Bu gerçekten çok zor! Belki -anlaşılabilecek-kadar-havalı? (gülerler)
BILL: Her neyse, gerçekten çok enerji dolu bir albüm.Her şarkı farklı.Yalnızca 3 kelimeyle yansıtılamaz.
GEORG: 3 kelimeyle kendimizi çok kısıtlamış oluruz.
BILL: Bu karışık bir albüm, eşsiz bir tarzı var.Ve her şarkı için bu böyle.


Bu üçüncü albümüzle başarılı olma baskısı ne kadar büyüktü?
BILL: Baskı gerçekten çok büyük!Ama bunu şarkıya yansıtmamalısınız- şarkıyı yazarken ve kayıt yaparken. Stüdyoya bir numaralı hit şarkıyı yazmak gibi bir düşünceyle gidemezsiniz! Sadece her zaman yaptığınız ve hoşlandığınız şeyleri yapmalısınız!
TOM: Aslında bunu etkileyecek hiçbir şey yapamazsınız. Her zaman yapabileceğinizin en iyisini yapmaya çalışırsınız. Eğer stüdyodaysanız, şarkı yazarsınız ve kendinize göre en iyi albümü yapmaya çalışırsınız. Eğer dışarıda her şey iyi gidiyorsa,şansılısınızdır. Ama eğer iyi gitmiyorsa,o zaman şanslı değilsiniz.Bu gerçekten çok basit. Tabii ki baskı var. Ama baskıyı kendimizden uzak tutmaya çalışıyoruz, çünkü onun bizi etkilemesini istemiyoruz. Müziğimizi yaparız, ve elimizden geldiğinin en iyisini çıkarırız. Ve başarılı olacağını umarız!


Kariyeriniz gerçekten çok çılgın - belki de çalkıntılı demek daha doğru olur.Çok fazla ödül ve bir o kadar da dedikodu! Başından beri hep spot ışıklarının altındasınız. Bu zamanları nasıl atlattınız? Düşüşler ve yükselişlerle nasıl başa çıktınız?
BILL: Bu zamanlar gerçekten görebileceğiniz ve okuyabileceğiniz kadar çılgındı. İnsanların alayları ve bizi sevmeyen tarafların bizi öldürmeyi tercih etmesi.. bu bizim için yeni bir şey değildi. Tom ve ben bunu zaten okulda da yaşamıştık. Sahneye, kafamda herkesin beni sevmek zorunda olduğu gibi bir düşünceyle çıkmıyorum. Benden nefret eden çok fazla insan olduğunun farkındayım. Ve bence bu tamamen normal. Aslında bunu geçen senede, yeni albümü yapmaya başladığımızda da fark ettik. Bu daha kişisel ,özel bir yıldı ve göz önünde olmaktan olabildiğince kaçındık. Ama ne yazık ki işe yaramadı .. Ve bu zaman içinde halka gelen her şey aslında özel şeylerdi. Bunu fark ettiğinizde, bariz bir şekilde artık özel bir yaşamınız olmadığını anlıyorsunuz! Eski hayatınızdaki gibi,daha önce olduğu gibi, hiç özel yaşam yok .. Ama artık geri dönemeyeceğimizin de farkındayız! Bu yüzden bunu olabildiğince daha az düşünmek zorundasın. Önüne bakmalısın! Ben bu kararı 15 yaşındayken verdim! Ve eğer tekrar seçim şansım olsaydı,yine aynısını seçerdim! Bunu inkar etmiyorum! Hepimiz ne kadar fazla şeyi feda etmemiz gerekeceğini biliyorduk. Ve bunun için her şeyimizi feda etmeye razıydık! Uzun zaman önce acil çıkışa gidebilirdik.Ama yapmadık! Evet, hiç kimse bizi bir şey yapmamız için zorlamıyor. Tam tersi! Biz başarıya tamamıyla takıntılı olduk! Sadece daha fazlasını istiyoruz.Başka bir şehir,başka bir şehir daha.. İnsanların bizim müziğimizi tanımasını istiyorum,grubumuzu tanımasını istiyorum ve beni tanımasını istiyorum.Bir insan olarak!


Basında kendiniz hakkında dedikoduları görünce ne hissediyorsunuz?
TOM: Aldırmıyoruz! Biz her zaman çalışıyoruz ve basında başarılı mı,başarısız mı yansıtıldığımızla uğraşamayız. Bir kere her şeyi okumak için zamanımız yok! Eskiden gazetelerde bizim hakkımızda yazan her şeyi toplardık. Sonra bıraktık.. çok fazla vardı!


Bu gerçekten çok stresli gözüküyor. 3 kelimeyle anlatırsanız, 2005 nasıldı , "Schrei"yle başladığınızdan 2009'a, Humanoid'e ?
GEORG: Kesinlikle çok hızlıydı!
BILL: Çılgın ve başarılıydı! İşte 3 kelimeyi de elde ettik.


Eğer ikinci ve son albümünüz arasındaki periyodu yansıtacak bir şarkı yazsaydınız,başlığı ne olurdu? Ve şarkı nasıl olurdu?
BILL: Bu periyod hakkında zaten birkaç şarkı yazdık, yeni albümümüzde bulunuyorlar! Ama belirli deneyimlerimizi yazmadık, sadece hissettiklerimi yazdım ve sonra da onlardan bir şarkı yazdım.Bence bütün albüm ve albümün başlığı "Humanoid",her şeyi açıklıyor : O kelimeli hayatımızı yansıtıyor, şuan daha da fazla - "insansı" ve kesinlikle normal değil! Albümde bir kaç şarkı var,geçmişimizi yansıtan. Özellikle de "Humanoid" başlıklı şarkı.

Albümde en çoksevdiğiniz bir şarkı var mı?
BILL: Bu zor, çünkü bana göre bu her zaman değişiyor. Aslında her zaman yazdığınız şarkıları seviyorsunuz, çünkü hala tazeler ve coşku dolular "Automatisch/Automatic" kesinlikle hepimiz tarafından sevilen bir şarkı. Zaten ilk single olmasına da böyle karar verdik. Ayrıca, "Dogs Unleashed" benim sevdiğim şarkılardan beri. Ve "Hey You" şarkısını da çok seviyorum
TOM: Bana göre "Komm" çok özel bir şarkı,benim gerçekten sevdiğim..[Nedenini biliyorum,ve o şarkının sahibide biliyor(; ]
GEORG (Tom'un sözünü keser): O benim de favorim!
TOM: Tabii ki! Benim sevdiğim şeyleri her zaman Georg da sever .. (güler)
BILL: Ah, "Dark Side of the Sun" da favori şarkılarımdan biri!

Tamam çocuklar,son soru: Sormayı unuttuğum bir şey var mı ? Bilmem gereken bir şey?
BILL: Hey, bu soru hakikaten zormuş.
TOM (Georg'a söyler): Neden bugün iç çamaşırını tersine çevirip giydin?
GEORG: Bilmiyorum .. bugün böyle oldu!

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:13 am

Tokio Hotel : Fanlarımıza Teşekkür Etmeliyiz ..

Merhaba! Tekrar Fransa'dasınız. Mutlu gözüküyorsunuz!
Bill: Evet, kesinlikle! Buraya gelmekten hep mutluluk duyuyoruz. Her gelişimizde arabanın camlarından dışarı baktığımızda "Vay canına, Paris çok güzel bir şehir." diyoruz.


Albüm Almanya'da 1 Numara, Fransa'da da iyi başladı. Avrupanın dört bir yanında hayranlar sizi bekliyor. Bu sizi rahatlatıyor mu?
Bill: Çok mutlu ve tatmin olmuş durumdayız. Yeni şarkılar yazmak, yeni bir şeyler yaratmak ihtiyacımız olan şeydi. Şimdiye kadar duyduğumuz eleştiriler de gayet hoştu.

Hep bir geri dönüşten bahsediyoruz. Geçen turunuzdan sonra hiç durmadan stüdyoya girdiniz. Bu enerjiyi ve motivasyonu nereden buldunuz?
Bill: Aslında bunu biz de merak ediyoruz! (Güler) Tabii ki bazen çok yorgun ve bitkin hissediyorduk, uyanmak istemediğimiz oluyordu. Bir araya ihtiyacımız olduğunu farkettik. Ama aynı zamanda da müzik yapmak ve yaptığımız müziği paylaşmak için bir albüm yayınlamaya karar verdik. Sanırım bu enerji bizim hayata katlanmamızı sağlıyor.

Baskı ve zorluklar eski albümlere kıyasla Humanoid'te daha mı çoktu?
Tom: İlk kez tam anlamıyla uluslararası bir albüm yapmak istedik, bu yüzden hâliyle baskı vardı. Single'ın yayın tarihi de dahil olmak üzere hiçbir şey belli değildi. Fakat stüdyoda kayıttayken bu belirsizlikleri kafamıza takmamaya çalıştık.

Şarkıları dinlediğimizde daha çok elektro duyuyoruz. Bunun riskli olabileceğini düşünmediniz mi?
Tom: Stüdyoya girmeyeli 2 yl oldu çünkü hep turdaydık. Bu yüzden farklı şeyler yapmak istedik, üstünde çok düşündük, çok araştırdık ve müziğimizi geliştiren birçok fikir çıktı ortaya. Tamamen yeni bir şey değil, sadece biraz değişik.(Güler)

İletmek istediğiniz temalar ve mesajlar nelerdir?
Bill: Tek bir mesaj olduğunu düşünmüyorum. Her şarkının kendi hikayesi, içeriği var ve anlatmak istediğimiz tek bir şey yok. Hatta Humanoid'i yaparkenki amacımız dinleyecek olan hayranları memnun etmekti.

Almanca ve İngilizce versiyonlarda aynı tema işlenmemiş, Örneğin Hey Du ve Hey You farklı anlamlar taşıyor. Neden?
Bill: Evet, bu doğru. Bu sefer tıpatıp aynı tercüme etmek istemedik. Ve de konu aynı olsa da iki dilde de yazdık. Bazıları gerçekçi ve daha derinken bazıları yapay duruyor. Gerçekten 2 versiyon var.

Çalışırken eski prodüktörlerinizin yanı sıra Guy Chambers ve Ryan Tedder gibi yeni isimlerden de yardım aldınız...
Bill: Taze fikirler almak istedik. Kendimizi stüdyoya kilitlediğimizde albüm kafamızda bir film gibiydi. Resimler aklımıza yerleşmişti. Bu sebepten dolayı yeni bir şeye ihtiyacımız olduğunu hissettik.

Tüm medya zorlanarak da olsa sizin nasıl büyüyüp,yetiştiğinizi, gençler için nasıl bir grup tablosu çizdiğinizi gördü. Güvenilirliğinizi tekrar tekrar kanıtlamak zorunda olmanız sinir bozucu olmuyor mu?
Bill: Büyümeye başladık. Hata yapmanın her şeyi karışıklaştırdığı bir yaşa geldik. Neyse ki kimsenin böyle bir alışkanlığı yok. (Güler)

Bir mikroskobun altında yaşıyorsunuz, her şeyi irdeledikleri bir mikroskop: Kıyafet değişiklikleri, saç stilleri, kilo... Her şeyi düzeltmek istediğiniz zamanlar oldu mu?
Bill: Evet, oldu. Bazen basının dedikleri beni kızdırıyor. Gerçekten. Özellikle insanların müziğimiz dışında her şeyden bahsetmesi çok sinir bozucu. Normal ve sakin davranıp her yazıyı okumamak en mantıklısı.

Kendini size adamış ve iyi organize edilmiş milyonlarca hayranınız var. Heryerde takip edilmek baskı oluşturmuyor mu?
Bill: Bu nasıl gerçekleştiğine bağlı. Bir ülkeye geldiğimizde bizi bekleyen fanların olması süper. Fakat bunun belli limitleri aşmadığını düşünmeyin. Bir yıl içerisinde normal bir hayat yaşadığımız günleri bir elin parmakları ile sayabilirsiniz. Yani çok abartılmadığı sürece bence gayet güzel.
Tom: Bir yere vardığımızda fanlardan aldığımız destek harika! Örneğin bize oy vermeleri, para kazandığımız şey üstünde bu kadar vakit harcamaları çok hoş. Bizi karşılayan fanlarımıza teşekkür etmeliyiz.


Bu albümde çok büyük bir risk aldınız: Bill'in yeni ses teknikleri denemesinin yanı sıra Tom ve Georg da yeni enstrumanlar çalıyor. Gelecek turunuz için stres kaynaığı olmuyor mu bu?
Hepsi: Hayır! (Gülerler)
Bill: Her şey harika olacak! Kısa bir süre önce Yunanistan'daydık ve ilk mini konserimizi verdik. Her şey mükemmel gitti. Tom piyano çalıyor ve Georg Synth'e başladı. İşler gayet yolunda.
Tom: Piyano çalıyorum çünkü hoşuma gidiyor ve kızları çektiğini biliyorum. (Güler) En iyi piyanist olmasam da fena değilim, ve dedim ya bu çok hoşuma gidiyor.


Bill ve Tom Bu soru size: Başarı ikizlik ilişkilerinizi değiştirdi mi?
Bill: Hayır, özel hayatımzda grupta olduğum gibi stresli olmadığımdan bir sorun çıkmıyor. Tokio Hotel söz konusu olduğunda ben küçük bir yıldızım ve biraz öne çıkıyorum. (Güler.) Ama özel hayatımda bu geçerli değil. En önemli kişi olduğum kanaatinde değilim! Bir grupta solist daima öndedir ama gerçekte bu böyle değil.

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:14 am

Geo :Tuvalet Kagıdımı Özledim

Tokio Hotel’den Tom ve Bill Kaulitz kardeşler, Georg Listing ve Gustav Schafer ile tur yaşamları hakkında sırlar almak için buluştuk.


Merhaba, çocuklar! Yolda geçen sıradan bir gün boyunca neler olduğunu söyleyebilir misiniz?

Bill: Sabah 7’de tur otobüsümüzde uyanıyoruz. Otele vardığımızda, ben hemen odama gidiyorum ve kahvaltı yapıyorum. Güzel bir duş alıyorum ve üstümü değişiyorum. Daha sonra, hepimiz prova yapmak ve röportaj vermek için sahnenin olduğu yere gidiyoruz. Konserden sonra, otele dönüyoruz, çantalarımızı topluyoruz ve başka bir şehre gitmek üzere otobüsümüze dönüyoruz.



Otobüste uyumak zor mu?

Georg: Evet, çünkü Bill’in sesine zarar vermemek için klimayı kapatmak zorunda kalıyoruz. İçerisi çok sıcak oluyor.



Aranızda horlayan var mı?

B: Kimse horlamıyor. Belki Gustav…



Konserlerden önce gerçekleştirdiğiniz ritüelleriniz var mı?

B: Sahneye çıkmadan yarım saat önce hepimiz bir odada toplanıyoruz. Çok heyecanlanıyoruz.



Bir konser sırasında, fanlarınızdan birinin dikkatinizi çekmek için başvurabileceği en iyi yol nedir?

Tom: Üzerinde hoş sözler bulunan pankartları olanlardan gerçekten hoşlanıyorum.


Bir pankartta okuduğunuz en komik şey neydi?

B: Ben bir evlilik teklifi aldım. Ayrıca Chicago’da bir fan, Tom’a üzerinde “Rüyalarımın kızına” yazan bir imza vermesini istedi. Tom’a: “Henüz bilmiyorsun ama ben senin rüyalarının kızıyım.” dedi. Çok komikti.



Gittiğiniz en güzel konser hangisiydi?

B: Benim için, Alman bir şarkıcı olan Nena’nın gittiğim ilk konseriydi. O, gördüğüm en iyi konserdi!

T: Georg için bu, David Hasselhoff olmalı! (güler)

Ge: Belki. Onun bazı konserleri gerçekten iyi. Ama ben onun dansını, şarkıcılığından daha çok seviyorum.


Gerçekten David Hasselhoff fanları mısınız?

Ge: Evet!

T: Biz değil ama Georg gerçekten öyle.



Onunla tanışma şansını yakaladınız mı?

Ge: Henüz değil.

T: Olacağını umuyoruz.



Peki, senin favori konserin nedir, Gustav?

Gustav: Ben, 2006’daki Metallica konserini söyleyebilirim. Grup tüm eski ve bazı yeni şarkılarını çaldı. Harikaydı!



Burada, pankartlarının üzerine Almanca sözler yazmaya çalışan fanlar gördünüz mü?

B: Evet ve bazen Almanca konuşuyorlar. Konserler sırasında, “Monsoon”u Almanca söyleyenler var. Bu gerçekten hoş!



Konserleriniz sırasında cover yapıyor musunuz hiç şarkılarınıza?

B: Hayır, biz hep kendi müziğimizi çalıyoruz, en başından beri. Sözleri yazdım ve Tom da bana gitarda eşlik etti.



Başka bir sanatçı ile şarkı kaydetmek ister misiniz?

T: Şu an tamamıyla bizim sıradaki Almanca albümümüze konsantre oluyoruz, bu aynı zamanda İngilizce kaydedeceğimiz albüm. Birkaç sanatçıyla çalışabiliriz, hiçbirşey daha kararlaştırılmadı ama.



Eğer birisini seçseydiniz, kim olurdu bu?

B: Rolling Stones'la bir tur yapmak bir hayal olurdu.

T: Benim için, Aerosmith, olurdu.



Turlarda enerjinizi nasıl topluyorsunuz?

B: Hep uyuyoruz ya da DvDler izliyoruz. Enerji içecekleri de yardımcı oluyor bize!



Konserde ne giyeceğinize nasıl karar veriyorsunuz?

B: Ben hep 10 çanta taşırım yanımda, yani seçim yapmak cidden zor benim için.Ama genelde en üstte ne varsa onu alıyorum,yani her zaman aynı kıyafetleri giyiyorum.

GE: Yani, bir hafta sonra, çantasını deviriyor tekrar ve yine üsttekini alıyor.



Evde en çok neyi özlüyorsunuz?

T: Yatağımı.

GE: Tuvalet kâğıdı!



Size tuvalet kâğıdı vermiyorlar mı?

Hepsi: Evet, veriyorlar.

Georg: Ama aynısı değil.

Tom: Almanya'da, tuvalet kâğıtları çok yumuşaktır. Ama Amerika'da sadece tek katlı olanı var, yaşadığımız yerde,10 veya 20 li var.Onu burada bulmak imkansız!

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:17 am


Geo'nun bir sevgilisi var!



Tokio Hotel: onların yeni yaşamı!

Tokio Hotel geri döndü! Bravo onların yeni görünüşü hakkında röportaj yaptı,star arkadaşlar ve yeni aşklar!

Herşey Tokio Hotel için yeni! 2.10 Öğlenden sonra. Sonunda onların yeni albümü çıkacak “humanoid” ve singleları zaten 18.09 “Otomatik olarak çıktı”. Ama bizim bill (19), Tom (19), Gustav (20) ve George (22) BRAVO röpotajı hamburgdaydı.

Yaptıkları şey açık: Sadece gurubun müzik anlayışı yenilenmedi. Onların stilinde değişen neydi? Kim aşk ile ilgili sırlarını açığa vurdu?

Bravo: Billl, sen şimdi aynı zamanda “geniş” Star..
Bill: ben 1.90 cm boyundayım,yani Tom’dan iki santim daha uzunum. (gülüşler)

Bravo: Geri dönüşünüz nasıldı?
Bill: Bizim için, geri dönüş gibi hissetmedik, biz hep çalıştık, sadece ilerideyiz. Ama biz şarkılar konusunda, hayranların olduğu gibi heyecanla doluyuz.

Bravo: Tom, sen sevdiğin rastalı görünüşünü kestirmişsin. Bu konu hakkında üzgün müsün?
Bill: Bu onun için kötü oldu.
Tom: Hayır, bu doğru değil.
Bill: Ama o aşırı derecede heyecanlıydı, istediği rastalarını kurtarmaktı, ama uzun düşünülmüş bir modele sahipti. Gerçekten onun için zordu, ben sonra onun saçını boyaması için onu ikna ettim.

BRAVO: Bill’in rastaları , Gustav’ın bir çift yeni gözlüğü var –sadece Georg her zamanki halinde gibi görünüyor…
Tom: *güler* Ama yakında yeni bir saç stili belirleyebilir.
Georg: Evet, Birkaç alev parçası halinde kafamı traşlayabilirim. (gülüşmeler)

BRAVO: Amerika’da yıldız olarak anılıyorsunuz. Amerika’dan ünlü arkadaşlar edindiniz mi?
Bill: Jay-Z gibi bir rapçi ile karşı karşıya olabilmek çok havalıydı. Onunla beraber Los Angeles’da güzel bir akşam üstü geçirdik. Yemek yedik. Çok rahattık.

BRAVO: Miley Cyrus nasıldı?
Bill: İyiydi. VMA’de tanıştık. Miley gerçek bir kasırga. Eğer biri yorgunsa, moralini nasıl yükselteceğini biliyor.

BRAVO: Tom, Flipsyde’dan Chantelle ile ateşli bir flört dönemi yaşadın. Ciddi bir şey var mı?
Tom: Çok iyi bir kız; ama bir yandan da hiçbir şey yok. Zamanını ilişkilerle harcayan tiplerden değilim.

BRAVO: Hanginiz aşık?
Georg: Benim bir kız arkadaşım var. 6 aydır beraberiz. Tanınan biri değil ve tanınmayacak. Ben Magdeburg’dayken bazı şeyleri anlama fırsatı buldum, aşık olmanın coşkusu gibi. Ve gruptakilerde ona gayet iyi davrandı…


_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:19 am

Tom^La aşk üzerine

MAX: Nasıl kadınlardan hoşlanırsın?
Tom:Birincisi, bi kadında belirli birşey aramam...Sarışın,esmer,kızıl...Umrumda değil.İkincisi,kabul etmek gerek.eğer mutlaka bi tip seçmem gerekiyosa bu mutlaka salak bi tip olucaktır.ama cidden eğer böyle bişey olucaksa o kişi bana denk biri olmalı.şuan uzun süreli ilişkilerde gerçekten berbatım ama tek gecelik ilişkiler başka...Bu karakteristik bişey diil bence.Herkim bunu her an söylüyosa o kişi gerçekten bi yalancıdır.

MAX:Hangi ünlü kadınla bi gece geçirmek isterdin?
Tom:Ünlü bi kadınla biyerlere gitmek çok sıkıcı olsa gerek.Yok,hayır.Tekrar düşündüm de bu gerçekten çok cool.Pekala...Aklıma birsürü isim geliyo.Olsen ikizleri, Angelina Jolie, Jessica Alba veya genelevden 3 tane kız...
MAX:Bi kadını nasıl baştan çıkarırsın?
Tom:Bi kadını baştan çıkarmam gerekmediini,bunun kendiliğinden olan bişey olduunu söylersem bu kesinlikle yalandır =) Bence bu olay geldiği gibi gider...Benim için bu kolay bi iş...ama gruptaki diğer 3 kişi için dil çünkü söylicek bişeyler bulmakta zorlanıyolar.

MAX:Bi kadının ne yapmasından hoşlanırsın?
Tom:Ben tam bi avcı-koleksiyoncuyum.Bi kadını mutlaka baştan çıkarmak zorundayım ve bi kadnda en çok hoşuma giden şey benimle ilgilenmiyomuş gibi görünmesidir.

MAX:Peki bi kadın seni nasıl baştan çıkarır?
Tom:Kötü konuşmalar! =) Kdınlar yatakta daha az konuşmalı.Çığlık atmaları problem olmaz.
MAX:Fanlarının çoğu seninle yatmak istiyo.Peki bunu hangileri başarabilir hangileri başaramaz?

Tom:Aslında hiçbirini ayırt etmem.ama ne yazıkki yeterince zamanım yok malesef 1 gün 24 saat...
MAX:Hiç aşık oldun mu?
Tom:Hayır olmadım.Dürüst olalım.Aşka inanmıyorum.tabii tek gecelik aşklar hariç...

MAX:En uzun süreli ilişkin nasıldı?
Tom:Sanırım 2 yıl falan sürdü.Ama şimdikiler 2 günü geçmiyo.

MAX:Bi kadın için hiç çılgınca bişey yaptın mı?
Tom:Hiç aşık olmadığım için sanırım böyle bişey yapmadım...

MAX:Hiç olağanüstü bi yerde sex yaptın mı?
Tom:Hmm... Evet. Bi tarlada (gülüşmeler) Sonuçta,biyeri yanlışlıkla ısırılan tek kişi ben diilim! Gerçekten rezil bişeydi!Böceklerden nefret ederim! Evdeki seksi diğer yerlerdeki sekse tercih ederim...

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:24 am











BRAVO^NUN 273. SAYISINDA HER ZAMANKİ GİBİ TOKİO HOTEL VAR
PEKİ ÇOCUKLARIN NE DÜŞÜNDÜKLERİNİ MERAK EDİYORMUSUN?

İTİRAFLARINI
MADEM MERAK EDİYORSUN OKU BENCE !!!


Tom
"Fanlardan aldığımız En iyi hediye yıldızlı bir Tokio Hotel oldu!"


Gustav
"Ben nete sörf için giriyorum ve genelde hakkımızda yazılan yalanları okumak beni güldürüyor”


Bill
"Saçlarım için bir günde bir şişe saç spreyi harcadığımı itiraf ediyorum” (Yakında saç kalmicak kafandaaa ))


Georg
"Eğer, Tom eğlenmek için bir şey bulamazsa bana yönelir. Ona ilham veriyorum!" (Güler)


Bill
"Bence benim kardeşim benden önce evlenecek ve en az 4 çocuğu olacak!” (Bence de )


Gustav
"Ben grupta en çok Bill^e hayranım.O bir savaşçı! “ ( Bence de gusu )


Bill
"Ben birinin ilgisini çekmek istiyorsam,ona inanılmaz güzel soslu bir spagetti yaparım!”

Georg
"Ben kameralara gülmeyi sevmiyorum. Bu garip ama biri beni gıdıklarsa farklı! "


Tom
"Georg aramızda en az aşk itirafı alan kişi.Yazık ona !” (Şımarık )


Tom
"Kardeşim böyle giyinmek için nerden ilham aldı bilmiyorum... Bu çöplük olabilir !"


Bill
“Eğer aşık olursam bu kişi müziğin ilk aşkım olduğunu anlayacak biri olmalı”

Tom
"Ne zaman gitar çalsam bir saniye bile sessiz duramıyorum “

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:28 am

SENİN İÇİN AŞK NEDİR

soru : Senin İçin Aşk Nedir?

bill: Benim İçin Aşk O İnsana Duyduğum İlgiyi Göstermenin En Derin Yoludur.benim Hayatımda Aşkın Önemi Büyük,özel Hayatımda Ve Müzik Hayatımda Da Yeri Çok Büyük
bence Hayatta Ki En Önemli Şeylerden Biridir Aşk.

tom : Vayyy … Bill’in Bu Lafı Üstüne Ne Denir Ki? (gülüyo) Ama Ben Derim.ben Bu Dediklerine Katılmıyorum.benim İçin Sevgi Ve Şehvet Aynı Şeydir. Bence Gerçek Aşk Yoktur.
bütün Bu Uzun Dönem İlişkileri Sadece Bir İnsanın Diğerine Olan Alışkanlığıdır,aşk Değil.biliyomusunuz (?) Ben Hiç Aşık Olmadım.

bill : Ya Yalan Söylüyosun.sen O Aşkın Yaşamasına İzin Vermiyosun Ki … ( Tom Hariç Herkes Gülüyo)
tom: Bitirmeme İzin Ver. Ben Hiçbir Kıza Seni Seviyorum Demedim,çünkü Hiç Birzaman Hissetmedim.ve Karşımda Ki De Hissetmedi,ama Benim İçin Bu Önemsiz Bişey. Benim Kız Arkadaşlarımın Hepsi Eğlenmek İsteyen Tiplerdi, Ee Benim İçin Bu Daha Uygundu Bu Yüzden De Aramızda Hiçbir Sorun Çıkmıyodu.

ya Ann-katrin???

tom: Ben O İsmi Duymak Bile İstemiyorum.onun Hakkında Hiç İyi Şeyler Söyleyemem,çünkü O Sadece Beni Ve Grubu Bezdirmek,yormak,bitirmek İstiyordu.ve Bunu Başaramadı.
bu Yüzden… Off Unutun Onu Yaa.

soru : İlk Cinsel Deneyiminiz Kaç Yaşınızda Gerçekleşti?

tom: Ben 13 Yaşındaydım ( Gülüyo) Ama Bunu Anlatmak İstemiyorum.

georg : Mmmm , Benim Ki Tomun Ki Kadar Erken Olmadı ( Gülüyo) 17 Yaşındaydım Ve Bu Öylesine Olması İçin Olan Bişey Di.

peki Ya Sen Bill???

bill: Ben Ne?

senin Hiç Cinsel Deneyimin Odlumu?

bill: Belki Evet Belki Hayır

ne Demek Şimdi Bu???

bill: Nesi Anlaşılmadı Belki Evet Belki Hayır.

hayatınızda Ki Yani Özel,sosyal,müzik Hayatınızdaki En Büyük Şanssızlık Sizce Hangisiydi?

tom: Ooo Bende Çok Var Çok.ama Birini Anlatayım : Ben Sevgilimle Okula Gidiyodum,o Zamanlar Daha Ünlü Değildik.herkes Okulda Benim Kız Arkadaşımın Yatakta Ne Derece İyi Olduğunu Anlattığımı Söylüyomuş,ama Öyle Bişey Yoktu. Ve Birgün Tam Okul Bahçesinde Kalabalık Bi Grup Arkadaşla Dururken Kız Arkadaşımın Bana Doğru Geldiğini Gördüm.geldi Ve Bana Tokatı Patlattı.

bill: Oooo O Sadece Tokat Değildi O Tokattanda Üstün Bişey Di.

tom: Evet Bill’de Ordaydı.o Sadece Tokat Değildi… Onun Elleri Çok Büyüktü Ve Bu Yüzden Suratımın Yarısı Kızarmıştı

bill: Tüm Okul Yerlere Yattı Gülmekten

tom: Evet … Evet… Sen Bile… Sen Kendi İkizine Gülüyodun

bill: Ama Görmen Lazımdı … Ne Manzaraydı… Kız Sinirden Kıpkırmızı Olmuştu… Korkunçtu

tom: Evet Ben Korkunçtum… Dinleyin!!!

bill: O Anlatmadan Önce Söyliyim Onun Böyle Çok Hikayesi Var Bu Reportaj Bitmez.

tom : 15 Yaşındaydım.bi Kız Arkadaşım Vardı

bill: Kız Arkadaş Mı Sen Şuna *********** Arkadaşım Desene

tom: Ha Ha Ha Çok Komik ( Kendisi Gülüyo) Devam Ediyorum- Ben Ve Kız Arkadaşım Sık Sık Buluşurduk.bizim Evde Onun Evinde,ama Onun Evinde İken Bizi Kimsenin Rahatsız Etmeyeceğini Bilirdik Ve İstediğimizi Yapardık…yaptıkta … Bir Gün Onlarda İken Yatakta Yatıp Sohbet Ediyoduk.sonra Kız Arkadaşım Beni Öpmeye Başladı.ben Ona Eğer Başlarsam Duramayabileceğimi Söyledim … Ve Bu Oldu…*********** Yaptık… Ve Ondan Sonra ( Kişniyo) Kapıda ( Yine Kişniyo)

bill: Ya Kişnemeyi Bırakta Anlar Hadi!!! ( Kendisi Kişniyo Bu Sefer)

tom: Kapıda Annesi İle Babası Bitiverdi!!! Ben Ne Yapacağımı Bilemez Haldeydim.çabucak Giyindim Kızla Vedalaştım Ve Hem Ordan Ayrıldım.

bill: Ama Bu Son Değil.bi Hafta Sonra,tom Ve Ben Alışverişe Çıkmıştık,gezi İçin Bişeyler Alıyoduk.babamızın Yanına Gidiyoduk.sırada Bi Kaç Kişi Vardı,bizse Prezervativlara Bakıyoduk.ya Aslında Biz O An Tartışıyoduk… Bir İnsan Prezervativi Kokusuna Ve Rengine Göre Nasıl Alır.sonra Tom Birini Aldı Ve “ben Bunu Alıyorum!!!” Dedi Ama O Tabi Ki De Şaka Yapıyordu.o Zaman O Kızın Babası ( Arkamızda Duruyomuş Meğer) Toma Kızının Çilek Kokulu Ok Sevdiğini Söyledi Ve Güldü…. Ben Öyle Bi Kişniyodum,ama Elimde Değildi.tom Döndü Ve Beni Marketin Önünde Bekleyeceğini Söyledi Ve Gitti.ben Çıkmadım.o Adam Bana Ok Parasını Ödediğini Ve Tomun Hangisini Sevdiğini Sordu.ben Sırıtmaya Başladım Ve Ona Karpuz Kokan Ok Verdim…
tom Ve Ben Dışarıda Çok Güldük.ve Tam Yürüdüğümüz Sırada Bizi O Adam Durdurdu Ve Tom’a: “ Dinle Genç Adam Ben Dede Olmak İçin Daha Çok Gencim( Ve Ona Ok Verdi) Al Burada Sana Ve Kızıma Ok Var,dikkatli Olun” Dedi.tom Şaşkınlık İçerisinde Moron Gibi Bakıyodu.bir Kaç Dakka Sonra :” Bana Bak Ben Belki Gencim Ama Korunmayacak Kadar Aptal Değilim.benim Evde 100 Yakın Prezervativim Var Zaten,ve Bu Sizden İsteyeceğim Son Şey.ama Eğer Siz Bizim İçin Endişeleniyosanız,merak Etmeyin,kızınızla Ben Ayrıldık.bu Yüzden Merak Etmeyin,dikkat Edinde Bi Başkası Size Hediyo Olarak Torun Göndermesin.bu Ok İçin De Teşekkürler Yeni Kız Arkadaşımın Hoşuna Gideceğinden Eminim.( Sırıttı)

bill: Tom Döndü Ve Gitti.ben Özür Diledim Ve Tomun Peşinden Koşturdum.

tom: Ben Yeni Kız Arkadaşım Dedim Ama Aslında Öyle Bişey Yoktu ,adam Beni Rahat Bıraksın Diye Söyledim.ama Kızıyla Ayrıldığımız Doğruydu.

bill: Oo Evet Sen Onu Bıraktıktan Sonra Kız Beni Her Gördüğü Yerde Sıkıştırıyodu,bağırıyodu,ağlıyodu,telefonla Arıyodu,sexinizden Bahsediyodu. Sağol Tom Bunda Daha İyi Bişey Yapamazdın.

tom: Mmm Ne Demek Abi!!!

georg: Ama Hayat Bu!!!

gustav: Aaa Kapa Çeneni Seninde Ondan Aşağı Kalır Yanın Yok ( Kişniyo)

bizimle Sohbet Ettiğiniz İçin Sağolun Çocuklar.tom Sana Da Mutluluklar Ve Gerçek Bir Aşk Diliyoruz!!!
tom : Ooo Sizede Teşekkürler,aşka Gelince…. Bu O Karad Da Kolay Değil

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
*~Brendy~*
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 1724
Kayıt tarihi : 04/04/09
Yaş : 21
Nerden : Ordu<3

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Perş. Şub. 11, 2010 10:30 am

Yeah! Dergisinin Tokio Hotelle Röportajı
Yeah! : Bir sürü kız hayranınız var ! Ne tür flört teknikleri kullanıyorsunuz ?
Tom : Bir kızdan gerçekten hoşlandığımda göz temasına girmeye çalışırım . Ama öyle bir şekildeki ondan bir şey istediğimi farkeder. Sonrada onun ilk hareketi yapmasını beklerim . Yapmazsa ben gider onunla konuşurum . Benim için farketmez aslında .
Georg : Ben daha utangacım bu yüzden kızın ilk hareketi yapmasını tercih ederim .
Gustav : Bir insanı sık sık görünce , mesela otobüs durağında , o zaman arada sırada selam verebiliyorsun ya da "Nasılsın ? Günün nasıl geçti ?" gidi şeyler diyebiliyorsun. Hala işime yaramadı bu taktik benim için ama yine de inanıyorum (güler)
Bill : Benim bir taktiğim yok aslında . Ama onun peşinden kasıla kasıla gitmem . Sadece bir içecek ısmarlarım .

Yeah! : Peki bir açılış cümleniz var mı ?
Gustav : Onları kullanmam . Şey gibi "Senin baban bir hırsızdı . Gökyüzündeki yıldızları çalıp senin gözlerine koymuş " bu çok yanlışş .
Bill : Kızlar bunu sevmez . Kalpten gelen bir şey söylemek çok daha iyi .

Yeah! : Hiç flört ederken başınıza acıklı bir şey geldi mi ?
Gustav : Bir keresinde bir kıza mektup yazmıştım - üzerinde telefon numaramla birlikte - ve mektubu kendi ellerimle dolabına koydum . Akşam telefonum çaldı ve arayan erkek arkadaşıydı..

Yeah! : Kaç kız arkadaşınız oldu ?
Bill : Bir tane uzun ilişkim oldu , yaklaşık 1.5 yıl süren . Diğerleri ise sadece birkaç hafta sürdü ...
Gustav : İki kız arkadaşım oldu . İkisiylede kısa süre beraber oldum .
Tom : Benim daha fazla kız arkadaşım oldu . Çoğu sadece 2 veya 3 ay sürdü . Bir tanede 2 sene süren ilişkim oldu ...

Yeah! : Ne yanlış gitti de ayrıldınız ?
Bill : Kız onu aldattı !
Georg : Ben ortaya çıkardım ve ona söyledim . Gerçekten işi bitirdi anında ...
Tom : Evet , sonra da ayrıldık . Aldatmak tamamen aptallık . Bence ilişkiyi öteki çocuğa gitmeden önce bitirmemesi tamamen anlamsız bir şey . Beni arayıp " Üzgünüm başkası var ..." demesini tercih ederdim .
Bill : Ama yinede bence ayrılmak gerçekten zor bir iş ...

Yeah! : Nasıl ayrıldınız peki kız arkadaşlarınızla ?
Bill : İkimizde hemfikirdik bu konuda . Birbirimizi artık istemiyorduk . Daha çok müzik yapıyordum ve bir kız arkadaşa zamanım yoktu . Müzik öncelikli şuan ve bu durum bir kız için bazen çok zor oluyor...

Yeah! : O zaman hepiniz şuan bekarsınız ?
Georg : Kesinlikle !

Yeah! : İlk öpücüğünüzü ne zaman aldınız ?
Bill : Tom ve ben 9 yaşındayken aynı kızı aynı gün öpmüştük . Önce Tom sonra ben . İşin komik tarafı bir çadırda olmuştu bu . İkimizde içerde durmayı severiz ve dışarıda olmaktan nefret ederiz . Bütün gün televizyon karşısında oturmayı tercih ederiz ve kamp yapmaktan nefret ederiz dürüst olmak gerekirse . Ve bu olduğunda , bu çok delice bir şeydi .

Yeah! : Öpücük nasıldı ?
Tom : İkimizde nefret ettik bundan ve kızı bir daha görmedik o günden sonra .
Gustav : Ben ilk öpücüğümü 2 sene önce ilk kız arkadaşımdan aldım , ve gerçekten çok hoştu .
Georg: Çoktan dudağının köşesinden öpmeyi denemiştim ama ilk gerçek öpücüğüm 10 yaşında geldi.

Yeah! : Ve ilk şeyiniz ?
Bill: Ben buna cevap vermicem ...
Tom : Ben cevap veririm . 13 yaşındaydım , ve iğrençtiii . Daha fazla şey bekliyordum . Sadece gülünecek bir şeydi . Ama tabi ben romantik bir tip değilim zaten ...

Yeah! : Bir kız sizin ilginizi çekebilmek için nasıl olmalı ?
Gustav : Saç rengi farketmez ! Ama kızların askılı bluz giymesini seviyorum.
Tom: Bende . Ve yüksek topuklar ve mini etekler . Ayrıca biraz sütyeninin gözükmesinide severim !
Bill : Ben bikinisinin bir bölümünün gömleğinin altından gözükmesini severim.Tom ve ben aynı kızları seviyoruz işte . Genelde hep aynı kıza aşık oluruz . Ama bu konuda kavga etmeyiz . Kızın kararına bırakırız işi ve kaybeden kabullenmek zorundadır .

Yeah! : Kızlarda neyi sevmezsiniz ?
Tom : Çok uzun olmalarını . Bizden kısa kızları seviyoruz .
Bill : Benim sevmediğim şu büyükanne donlarııı (gülerr)

Yeah! : Bir kızın ilk neyine dikkat edersiniz ?
Bill : Ellerine . Yenmiş tırnaklardan daha kötü bir şey olamaz . Uzun zaman bende yapardım bunu ama tırnaklarımı boyamaya başladıktan sonra bıraktım .
Georg : Önce K*ç ına bakarım sonra yüzüne ve sonra göğüslerine (gülerr)
Tom: Ben güzel gözleri severim .

_________________




Irina&C.Ronaldo

S.Canales&Christina


İrina Shayk


Caroline & Tylor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://brendaasnicarfan.5forum.info
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Röportajlar   Bugün 10:17 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Röportajlar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» İşte Tokio Hotel hayranlarına bir röportaj...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Brenda Asnicar Fan  :: Diğer Fanlar :: Tokio Hotel-
Buraya geçin: